Matematik Nasıl öğrenilir |

Matematik Öğrenme

Herkes matematik öğrenir ama herkes farklı öğrenir. Ders çalışma yöntemleri üzerine yıllardır bilinen stratejilerin aksine kesin bir kural yoktur. Herkesin ders çalışma yöntemi farklıdır ve kendine özgüdür. Örneğin kimi öğrenci ders çalışırken ilk önce konu ile ilgili bir test çözer , böylece eksiklerini belirler daha sonra eksik olduğu bölümlere çalışarak, çalışmayı tamamlar. Kimisi de ilk önce konu çalışır daha sonra konu ile ilgili test çözer ve  eksiklerini geri besleme yolu ile tamamlar. Bu tarz yöntemler deneyen öğrenci sonunda kendi stilini keşfeder.

Öğenciyi tanımadan onunla vakit geçirmeden bir ders çalışma yöntemi belirlemek tamamen yanlış bir uygulamadır. Öğrenciye kendi stilini keşfetmesi için zaman verilmelidir. Bu  en önemli adımdır bundan sonrası düzenli ders çalışma ile yürür gider.

Matematikte yeniden doğuş

Sevgili öğrenciler matematik geçmişten günümüze önemini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Eğitim sistemleri veya üniversite sınav sistemleri ne kadar değişirse değişsin matematiği öğrenme gerekliliği her zaman baki kalmıştır. Eğer tıp mühendislik gibi fen bilimleri yönünde tercihlerimiz varsa matematik dersini mutlaka eksiksiz bir şekilde öğrenmeliyiz. Tabi söylemesi kolay icraatı ise oldukça meşekkatli. Matematik yolculuğu oldukça zorlu bir süreçtir ya bu sürecin zorluklarını göze alıp  yola çıkacaksınız veya matematik defterini kapatıp sosyal bilimlere yöneleceksiniz. Matematik dersinden nefret ediyorsanız ve bu deri başarmaya olan inancınızı kaybetmişseniz. Sizinde bir yeniden doğuş hikayenizin olması gerekiyor. Tıpkı  kartallar gibi.

Kartalların ortalama yaşam süreleri 70 yıldır. Ancak kartal 40 yaşlarına geldiğinde çökmeye başlar. Tüyleri kartlaşır,pençeleri sertleşir ve gagası göysüne doğru uzamaya başlar. Artık avlanmayı bırakın doğru dürüs uçamaz bile. İşte tam bu sıralarda önemli bir karar vermek zorundadır. Ya ölümü bekleyecek yada büyük sancılar ve acılarla dolu yeniden doğuşu gerçekleştirecektir. Yeniden doğuşa karar veren kartal dağın tepesinde bir kaya oyuğunda acılarla dolu 5 ay geçirir. Bu zaman zarfında ilk olarak gagasını taşlara vurarak düşürür bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra sertleşmiş pençelerini söker tabi bu ne acılı bir süreçtir tahmin edersiniz. Daha sonra kartlaşmış tüylerini birer birer sökmeye başlar. Bir süre sonra yeni tüyleri çıkmaya başlar. Nihayetinde 5 ay sonra yeniden doğuşu gerçekleştirip ömrüne yaklaşık 30 yıl daha ekler. Gençleşmiş bir kartal olarak dağdan ayrılır.

Sevgili öğrenciler matematik öğrenme süreci de sancılı bir süreçtir kararını verip çalışanlar çok zorlansalarda sonunda mutlaka başarıya ulaşırlar. Tıpkı kartal gibi

özel dersin eğitimdeki rolü

Yaşamımızın birçok bölümünde mühendislikte, tıpta, temel bilimler hatta sosyal bilimlerde matematikten yararlanırız. Ayrıca liselere giriş sınavlarında, üniversiteler giriş sınavlarında en çok çıkan ve en çok puan getiren matematik dersidir. Ancak eğitim kurumlarında matematiği sevdirmek zor bir olaydır. Matematiğe uzak olan öğrencileri, matematiği sıkıcı bulan öğrencileri matematiği sevdirmek gerekir. Bunun için matematiği öğreten kişilerin yaratıcı, eğitim sisteminin buna göre olması gerekir.

Hangi liseden, üniversiteden mezun olduğumuz ilerde iş hayatına girerken çok önemlidir. Bu eğitim kurumlarında da matematik en başta gelen derslerden biridir. Günümüzde matematiği öğrenmek için okullar yeterli değildir. En kaliteli matematik öğrenme tekniği özel derstir.

Özel matematik dersleriyle öğrencinin eksiklikleri saptanarak ona göre eğitim verilir. Verilen eğitim birebir karşılıklı olduğu için öğrenci eğitimi veren nitelikli kişi ile samimiyet kurarak daha rahat öğrenmesini sağlar. Ayrıca takıldığı bir konuda rahatlıkla sorular sorabilir. Matematiği anlayarak sınavlarda başarının yükselmesine yardımcı olur.

Başarı için eğitim kurumlarının yanında mutlaka destek bir eğitim almak lazımdır. Bu koşullara da en uygun eğitim sistemi özel derstir.

Bir Matematik Öğretmeni

Size genellikle karşımıza çıkan matematik öğretmeni prototipinden oldukça farklı olan bir öğretmenimi anlatmak istiyorum. Öğrenciler olarak bizler genellikle o haftanın matematik dersi bittiğinde, haftayı bitmiş sayarız. Çünkü zor ve sıkıcı bir virajı dönmüş aşmışızdır. Ama geçen sene dersimize gelen matematikçimizle bu bakış açısının genel geçer olmayabileceğini gördük. Neler mi yapıyordu öğretmenimiz? Bir kere derse geldiğinde günaydını, nasılsını, aydınlık yüzü ve bizi seven öğretmen tavrı bizim kendimize gelmemize yetiyordu. Konuları hızla, aman müfredat yetişmiyor telaşıyla işlemiyordu. Anlamadığımız yerleri tekrar tekrar anlatıyordu. Yeri geldiğinde daha önceden belli ki hazırlandığı konu ile ilişkilendirilebilecek yaşamdan anekdotlar, fıkralar sunuyordu bizlere. Bazen tüm dersi bırakıp herhangi bir sorunumuza ayırıyordu vaktini. Bizi sürekli notla korkutmuyordu. Notun değil öğrenmenin ölçüt olduğunu bize hissettiriyordu. Ve bizler de öğreniyorduk. Amaçlı, sıkılmadan, yorulmadan, güvenimiz artarak!

Öğrencilerle İletişim

Eğitim danışmanlığı, günümüzde artık ilköğretimden itibaren hem dersleriyle, hem de gelecekleri

için çok büyük önem arz eden sınavlarla uğraşmak zorunda olan öğrencilerin, bu zor maratonu

yapabilecekleri en iyi derecede bitirmeleri için çalışan kurumdur. İlk olarak öğrencilerin birer robot

ya da makine olmadıklarının, her öğrencinin öğrenme düzeyinin aynı olmadığının bilincinde olan

eğitim danışmanlarımız her bir öğrenciyi ayrı ayrı analiz eder ve onların öğrenme düzeylerini ve

öğrenmelerini engelleyen sorunlarını belirler, daha sonra da öğrenci, veli ve öğrencinin ders hocaları

ile birlikte hareket ederek, bu sorunlara karşı çeşitli önlemler alıp, öğrenciyi derslerinde başarıya

ulaştıracak  stratejiler belirlerler. Yani öğrencilerin derslerinde daha az zorlanarak daha fazla verim

almalarını sağlarlar.

Matematik Hakkında

Matematik  denince aklıma gelen tek şey ; çocukluğumda yazdığım şu olay oldu. Matematik dersiyle tanıştığım , karşılaştığım yıllarda. Bu derse ısınmıştım. O gün okuldan iki ödevle eve dönmüştüm. Türkçe ödevim. Matematik ödevim. Küçük nabzım büyük büyük atıyordu. Çok heyecanlıydım. İlk olarak matematik defterimi kapıp babama koştum. Gözlerimde bir ışıltı ; Baba bana ödevimi yapmamda yardımcı olur musun? Elbette oğlum, gelir  hemen yapalım. Ödevimi heyecanla babama verdim. Şöyle bir göz gezdirdi. Bu hangi dersin ödevi, diye sordu. Matematik dersinin ödevi , diye cevapladım. Hiç beklemediğim bir tepkiyle ; Oğlum bizim  sülaleden kimsenin kafası matematiğe çalışmaz, dedi. Defterimi  uzağa fırlattı. Türkçe ödevin var mı? Evet, baba . Türkçe ödevimi yaptım. Ama  matematik ödevim orda, matematik defterimin fırlattığı yerde  kaldı. Ben , Türkçe , edebiyat öğretmeni oldum. Okudum ama hiçbir zaman hiçbir matematik sorusunu çözemedim. Çarpım tablosunu ezberlemedim. Hiçbir matematik yazılısın dan iyi bir not almadım. Şimdi düşünüyorum, keşke babam  matematik ödevini getirdiğimde; Oğlum bu dersi başaracağına inanıyorum. Sen zeki bir çocuksun deseydi. Belki şimdi bir matematik sevdalısı olurdum. Değerli gençler!

Büyüklerinizin , bunu başaramamış kimselerin etkisinde kalarak benmatematik dersinden başaralı olamam diye düşünmeyin. Herkesin ilgisi , zekası başkadır. Her  hasta olan kişiye nasıl aynı ilacı vermiyorsak, toplumundaki her bireyi matematik engelli düşünmekte yanlış olur. Toplumun , ailenin  çevrenin , öğretmenlerimizin ve kendimizin etkisinde kalarak önyargıların kurbanı olmayalım. Çalışarak emek vererek alın teri dökerek kazanamayacağımız bir zafer yoktur. Matematik fobisi değil matematik hobisi edinelim. İnanın , isteyerek dinlediğiniz  her matematik sorusu inançla çözebileceğiniz sonucu doğru bir matematik problemidir. Matematik problemlerini, probleme değil kesin bir çözüme dönüştürmeniz siz ve velileriniz elinde Unutmayalım ki sevmeden , çalışmadan , ilgilenmeden hiçbir işi başaramadığımız gibi matematiği  de başaramıyoruz. O yüzden korkuyoruz. Şimdi  ilkem eğitim de sizleri bu korkunuzla yüzleştirerek üstesinden gelebileceğiniz sıradan bir ders çevirme teminatı veriyoruz..